|
İngiltere
Türkiye'de niçin
banka kurar?
Merak
edenlere 14 yıl
önce yayınlanmış
güzel bir makale
ve sonunda sömürgeci
zihniyeti deşifre
eden orijinal bir
belge. Araştırmacı-yazar
Reşat Kasaba beyefendiye
bu güzel çalışması
için teşekkürü bir
borç biliyoruz:
XIX. Yüzyılın ilk
yarısında İzmir'de
bir İngiliz Bankası:
İZMİR TİCARET
BANKASI
Osmanlı İmparatorluğu'nda
kurulan ilk banka
olarak genellikle
Osmanlı Bankası
bilinir. Halbuki,
Osmanlı Bankası'nın
kurulduğu tarih
olan 1863'ten yirmi
yıl önce, Osmanlı
İmparatorluğu'nda
ikisi İzmir'de ve
biri İstanbul'da
olmak üzere üç banka
kurulmuştu. İzmir'deki
bankalardan biri
(İzmir Bankasi)
kurulduğu yıl Osmanlı
hükümeti tarafından
kapatıldı. İstanbul
Bankası ise varlığını
yedi yıl kadar sürdürdü,
ama kuruluş amacı
olan Osmanlı parasının
ve mali sisteminin
düzeltilmesini sağlayamadan
iflas etti. Bu yazıda
üzerinde etraflıca
duracağımız İzmir
Ticaret Bankası
(ITB) ise kuruluş
biçimi ve amaçları
açısından bir çok
özelliği olan önemli
bir girişimdi.
KURULUŞ İNGİLTERE'DE
İzmir Ticaret Bankası'nın
kuruluşunu izlemek
için 1843 yılına
dönmemiz gerekiyor.
O tarihte Osmanlı
İmparatorluğu ile
ticaret yapan otuz
İngiliz firması
İngiltere hükümetine
başvurarak İzmir'de
kurmayı tasarladıkları
bir banka için izin
ve onay belgesi
istediler (1). Salt
bu başvuru ITB'ye
İngiliz bankacılık
tarihinde de özel
bir yer kazandırıyordu.
Asıl faaliyeti yabancı
bir ülkede yoğunlaşacak
bir bankanın İngiltere'de
kurulmak istenmesi
alışılmamış bir
durumdu. İngiliz
Ticaret Bakanlığı
bu gerekçeye dayanarak
ilk başvuruyu hemen
geri çevirdi. Bunun
üzerine ikinci bir
dilekçe hazırlayan
girişimciler neden
böyle bir yönteme
başvurduklarını
açıkladılar. Buna
göre bankayı İngiltere'de
kurmak istemelerinin
en önemli nedeni,
sermayeye katkıda
bulunacak pay sahiplerinin
korunmasıydı. Böyle
bir güvence olmazsa
İngiliz sermayedarları
bankanın borçlarından
tek tek sorumlu
tutulabilir bu koşullar
altında da Osmanlı
İmparatorluğu gibi
uzak ve güvensiz
bir ülkede kimse
yatırım yapmak istemezdi.
Ayrıca, sınırlı
sorumluluk ilkesi
ve hükümet garantisi,
girişimcileri Osmanlı
İmparatorluğu'nda
yatırım yapmış olan
diğer Avrupalı sermayedarlarla
eşit duruma getirecekti.(2)
Bu ikinci dilekçenin
diğer bir bölümünde
belirtildiğine göre,
imparatorluğun doğal
kaynakları o zamana
kadar sermaye darlığı
nedeniyle işlenip
pazarlanamamış,
bu yüzden gelişemeyen
ihracat da osmanlıların
satın alma gücünü
sınırlamıştı. İzmir
Ticaret Bankası,
vereceği düşük faizli
kredilerle bölgedeki
para kıtlığına çözüm
getirecek ve İmparatorluğun
İngiliz malları
için bir pazar olarak
gelişmesine katkıda
bulunacaktı. (3)
"Anadolu'nun
en değerli ürünleri
İzmir'de toplandığı
için" (4) bankanın
merkezi olarak bu
sehir seçilmişti.
Londra'daki şube
İngiliz ihracatçılarına
Osmanlı İmparatorluğu'nda
verilen senetlerin
paraya çevrilmesi
için gerekli olanakları
sağlayacak, İmparatorluğun
çesitli yerlerindeki
şubeler ise para
ve senetlerin hızla
ve güvenle dolaşımına
aracılık edeceklerdi.
Böylece iç bölgelerde
para ve kıymetlı
maden taşıma zorunluluğu
ortadan kalkacaktı.
Girişimciler, yerel
tüccarların iç bölgelerdeki
etkinliklerine son
vermek için İngiliz
tüccarlarına yardım
etmeyi de planlıyorlardı.
Buna ek olarak,
yerel tüccarların
tasarruflarının
zamanla bankanın
kasasına akacağını
da umuyorlardı.
(5)
İ ngiliz Ticaret
Bakanlığı birinci
dilekçeye itiraz
ederken belli başlı
üç neden daha öne
sürmüştü. Bunlardan
birincisi, Osmanlı
hükümetinden izin
almadan böyle bir
girişimin onaylanmasının
uygun olmayacağıydı.
Girişimciler buna
cevap olarak, banka
kurulmadan önce
izin istenirse Babiali'nin
ya izin vermeyeceğini
ya da kendilerini
uzun süre oyalayacağını
ileri sürdüler.
İstanbul'da Osmanlı
maliyesi üzerinde
etkisi olan bir
takım kişiler imparatorluğun
mali sistemindeki
düzensizlikleri
gidermeyi amaçlayan
böyle bir kuruluşu
engellemeye çalışacaklardı.
Çünkü ülkeye ve
ticarete sonsuz
zarar veren bu düzensizlikler,
kendilerine çesitli
kazanç imkanları
açmıştı. Ama, bankanın
kuruluşu tamamlandıktan
sonra ülkeye sağlayacağı
yararlar, Babiali'nin
kuşkularını giderecek,
'değil izin her
türlü yardımın alınmasını
kolaylaştıracak'tı.
(6)
İngiliz Ticaret
Bakanlığı'nın itirazina
yol açan 2. neden
böyle ayrıcalıklarla
ve resmi destekle
güçlendirilmiş bir
İngiliz firmasının
diğer Avrupa hükümetlerinin
tepkisine yol açma
olasılığıydı. Girişimcilerse
İngiliz hükümetinden
istenen desteğin
kendilerine herhangi
bir ayrıcalık vermeyeceğini,
tam tersine, tek
isteklerinin Osmanlı
İmparatorluğu'nda
diğer ülkelerin
koruması altında
çalışan firmalarla
eşit düzeye gelmek
olduğunu savundular.
(7)
3.olarak, Ticaret
Bakanlığı, ITB'nin
İngiliz ticaretinde
tekelci bir konum
edinmesi tehlikesinden
bahsetmiş, bunun
da İngiliz tüccarlarının
rekabete dayalı
çıkarlarını olumsuz
yönde etkileyebileceğine
değinmişti. Kurucular,
bankacılık dışında
hiçbir faaliyete
katılmayı planlamadıklarını,
zaten müşteri olarak
çekmeye çalıştıkları
tüccarlarla rekabete
girişimlerinin anlamsız
olacağını söylediler.
Ek bir güvence olarak,
kendilerine ticari
nitelikteki tüm
faaliyetleri yasaklayan
bir genelgeye uyacaklarini
bunun tesbiti için
de hesaplarının
belli aralıklarla
İngiliz hükümeti
tarafından denetlenmesine
karşı çıkmayacaklarını
belirttiler. (8)
Bu ikinci dilekçede
sıralanan gerekçeler
Ticaret Bakanlığı'nı
olumlu yönde etkilemiş
olsa gerek ki 1844
yılının ilk yarısında
tüm formaliteler
tamamlandı ve ITB
Londra'da kuruldu.
(9)
Kuruluş belgesi
bankanın sermayesini
200 bin sterling
olarak belirliyordu.
Bu para, 1000'er
sterlinlik 200 paya
ayrılacaktı. Kuruluş
amacı, 'İzmir'de,
para basmak dışında
her türlü bankacılık
işlemini yapmak'
şeklinde belirtilmişti.
(10)
Bankanın genel
yönetim kurulu Londra'da
olacak, bu kurul
dış ülkelerdeki
çalışmaları İzmir'de
bulunduracakları
bir yerel yönetici
aracılığıyla denetleyecekti.
IBT, kuruluş biçimi,
sermayesinin hacmi
ve öngörülen çalışma
alanları bakımından
dış ülkelerdeki
diğer İngiliz bankalarının
çok önündeydi. Buradan
şunu belirtelim
ki, İngiltere'de
hükümetinden izin
alarak Londra'da
kurulma yöntemini,
dış ülkelerde ITB'den
sonra kurulan bankalar
yaygın bir biçimde
benimsediler. (11)
Girişimcilerin
ilk dilekçesini
izleyen yazışmalardan
anlaşıldığına göre,
ITB hiçbir zaman
salt yerel bir banka
olarak tasarlanmamıştı.
Bankanın geniş kapsamlı
bir mali örgüt olarak
Osmanlı hükümetine
bir çok alanlarda
yardım edebileceği
ve bu yoldan edineceği
siyasi ağirlığını
İngiliz hükümetinin
yararına sunacağı
sık sık belirtilen
noktalardandı. (Kupürünü
yayınladığımız belge)
(12)
(...) Hem girişimciler,
hem de İngiliz hükümeti
ITB'yi salt bir
banka olarak değil,
uzun dönemli amaçları
yolunda önemli bir
araç olarak görüyorlardı.
Bu nedenle de İngilizler
aynı tarihlerde
kendi denetimleri
dışında gelişen
bankacılık deneyimleriyle
hemen hemen hiç
ilgilenmediler.
( ...) Ne var ki,
edindiği çok yönlü
güce, İngiltere
hükümetinin sagladığı
desteğe ve amaçlarıyla
İngiltere'nin siyasi/ekonomik
çıkarları arasındaki
koşutluğa ragmen
ITB macerası başarısızlıkla
sonuçlandı.
(...) ITB'yi etkisiz
kılan asıl unsur,
yerel tüccarların
bölgedeki ticaret
ağları üzerine kurmuş
oldukları yaygın
denetim gücüydü.
Çoğunluğu gayri-müslim
olan bu grubun güçlenmesi
Napolyon Savaşları
sırasında Fransızların
Dogu Akdeniz'den
çekildiği yıllara
rastlar. Bu aracılar,
ticaretin yanında
her türlü bankacılık
işlemlerini görüyorlar
ve iltizam anlaşmalarına
da geniş bir biçimde
katılıyorlardı.
Dipnotlar
1- İzmir Ticaret
Bankası ile ilgili
belgeler İngiliz
Devlet Arşivlerinde
(Public Record Office),
Ticaret Bakanlığı
(Board of Trade)
tasnifinde BT 1/569
numaralı dosyada
bulunuyor.
2- BT 1/569, Belge
(B) 2, s.1,2
3- Ibid. s. 3.
4- Ibid. ve aynı
yerde belge 4.
5- Aynı yerde belge
2, s.4.
6- Ibid. s.5.
7- Ibid. s.6.
8- Ibid. s.7.
9- Büyük bir olasılıkla,
ITB, Türkiye'de
kurulan ilk modern
banka niteliğini
taşıyordu. ITB ve
onun çagdaşı olan
İzmir Bankası'ndan
söz eden görebildiğim
tek kaynak Zafer
Toprak'ın Türkiye'de
Milli İktisat'ıdır.
Bkz. s.135.
10- BT 1/569, B
5.
11- Bkz. A. Baster,
'The Origins of
British Banking
Expansiyonin the
Near East', Economic
History Review,
Cilt 1, Ekim 1934,
s.78.
12- BT 1/569, B
3 (Ticaret Bakanlığı
ile ITB'nin kurucuları
arasındaki yazışmalar).
İŞTE BELGE'NİN
İÇERİĞİ
Türkiye'de Kurulması
Düşünülen İngiliz
Bankası'na İlişkin
Rapor
(Kaynak: İngiltere
Arşivleri, Board
of Trade, Dosya
No: B.T. 1/569,
Belge no: XC/A 046442
Tarih: 1843)
Türkiye'de kurulması
amaçlanan İngiliz
Bankası'nın İngiltere'nin
bu ülkedeki siyasal
etkisinin artmasına
katkıda bulunacağı
bildirilmektedir.
Asağıdaki notların
dikkate alınması
önerilmektedir.
1- Dünyanın hiçbir
ülkesinde sermayenin
gücü herhangi bir
mali düzenin olmadığı
ve devlet görevlileri
arasında rüşvetin
yaygın olduğu Türkiye'deki
kadar fazla değildir.
2- Sözkonusu Banka,
Türkiye Hükümeti'ne
önemli miktarlarda
mali yardımda bulunabilecektir;
bu durum da bir
siyasi etkinlik
kaynağı oluşturacaktır.
3- en önemli devlet
görevlileri genellikle
olmasa da sık sık
en fazla parayı
verenin eline geçmektedir;
bankanın bu atamalar
üzerinde ara sıra
dolaylı bir etkisi
olabilir.
4- Türkiye İmparatorluğu'nda
devlet gelirleri
son derece yetersiz
bir biçimde toplanmakta,
tahsildarların spekülasyonları
nedeniyle ortaya
büyük kayıplar çıkmaktadir.
En önemli yörelerde
banka devlet gelirlerinin
toplanmasına yardım
ederek Babiali'ye
önemli yardımlarda
bulunabilir.
5- Banka yüksek
devlet görevlilerinin
hesaplarını tutarak
onlara önemli kolaylıklar
sağlayacaktır.
6- Halen bu işi
yapmakta olan özel
firmalardan daha
büyük kolaylıklar
sağlayacağı için,
Mısır vergisi, banka
yoluyla Türkiye'ye
aktarılabilecektir.
7- Büyük bir olasılıkla
Banka, Babiali'den
özel bir imtiyaz
elde ederek Türkiye'de
toprak tutma hakkını
sağlayabilecektir.
Yukarıdaki en önemli
noktalara ek olarak,
Banka, pek çok diğer
vesileyle de Türkiye'deki
İngiliz siyasal
etkisinin artmasına
katkıda bulunabilecektir.
|